İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Leon: The Professional | Sevginin Gücü Film İncelemesi ve Alıntıları | Ve Mathilda

Ah Mathilda…

Luc Besson’un yazıp yönettiği Leon: The Professional Imdb’nin en iyi filmler listesindeki yerinden dolayı hep ilgimi çekmiştir. Ancak, benim Leon The Professional filmine olan ilgim daha da eskiye, yaklaşık 4-5 yıl öncesine kadar uzanıyordu. Mathilda’yı ilk o zamanlar görmüştüm. Kısa kesilmiş saçlar ve derin bakışlar…

Daha sonra Mathilda’yı elinde sigarayla defalarca gördüm. Tabii, o zamanlar oynadığı filmin Leon: The Professional olduğunu bilmiyordum. Ta ki, iki sene önce Imdb listesini derinlemesine inceleyene kadar.

32. sırada olan Leon filmini Google’da arattığımda Mathilda’nın fotoğraflarını gördüğümde filmi izlemeden en sevdiğim filmler arasına koyabildim. Tabii bunda Mathilda’nın “Uyku umrumda değil Leon, ben aşk istiyorum ya da ölüm. Hepsi bu.” sözü de etkili oldu.

Bugün, yani tarihler 13 Ocak 2019’u gösterdiğinde Leon: The Professional’ı izleme gücünü kendimde bulabildim. Bir filmi telefondan tek oturuşta izleyememe huyumu elbette devam ettirdim. Saat 18.00 sularında başladığım filme 33. dakikaya gelmeden yemek molası vermem gerekti. Sonra 19.40’ta izlemeye devam ettim. Film 2 saat 7 dakikaydı. Ancak filmde not edilmesi gereken o kadar yer vardı ki filmi ancak 22.20 sularında bitirebildim. Elbette birçok sahneyi tekrar tekrar izledim. Nereden bakarsanız üç buçuk saat boyunca filme kenetlenmişim. Hemen ardından bu yazıyı kaleme almaya başladım ve saat 23.03.

Natalie Portman ve Jean Reno’nun başrolünü üstlendiği Leon: The Professional’da Natalie Portman; Mathilda’yı ve Jean Reno da Leon’u canlandırıyor. Birbirlerinden başka kaybedecekleri hiçbir şeyleri olmayan acımasız bir tetikçi ve küçük bir kız. Usta oyuncu Jean Reno ve Natalie Portman, soğuk bir katil ile küçük bir kız arasındaki sıra dışı bağı anlatan bu kült yapımda bir araya geliyor. Léon işinde tam bir profesyoneldir. Sessizce yaklaşır, acımasızca öldürür, ustaca izini kaybettirir. Mathilda ise henüz 12 yaşında ailesini kaybeden, kendisini 18 yaşında olarak tanıtan küçük bir kız.

Leon Mathilda’nın ailesi öldükten sonra onu isteksizce yanına alır ve film bu şekilde devam eder. Son anlarda beni dumur eden bu filmi hayatımın sonuna kadar unutamayacağımı hissediyorum. Hafıza kaybı falan geçirsem de yine de içimde bir yerlerde olacak. Türkçe’ye sevginin gücü diye çevrilmiş ve gerçekten de o gücü hissediyorsunuz. Zaten filmde saniyeler geçerken sevginin gücünü hissetmemek olanaksınız. Özellikle final sahnesi ve bitiş şarkısı insanın içine işliyor.

Ah Mathilda…
Sana şuracıkta binlerce satır dökebilirim. Ne kadar güzel büründün öyle role. Fakat, sen bende kalmalısın küçüğüm. En azından şuracıkta seni de genel geçer bir şekilde yazmamalıyım.

Mathilda karakterini canlandıran Natalie Portman şu anda 38 yaşında ve tanışmayı istediğim ender oyunculardan biri. Filmin 1994 yılında çekilmesine rağmen bu kadar genç olması ‘belki’ dedirtiyor.

Değinilmesi gereken bir konu da, başroller arasındaki yaş farkının ciddi boyutta, hatta onu da geçtim, Mathilda’nın 12 yaşında olmasıydı. Filmi izlerken kötü bir sahne görebilecek olma ihtimali gerçekten beni korkuttu. Neyse ki öyle bir şey hiç olmadı. Filme yapılacak en büyük eleştiri buradan yapılmalı ama görülen o ki, bu detay filminin Imdb’de 32. sırada olmasına bir engel teşkil etmemiş. Yazık.

Her şeye rağmen zevkle izleyebileceğiniz bir film olduğuna inanıyorum. Ayrıca, daha önce böyle bir film izlememiş olduğumu da eklemem gerekir. Neredeyse Kürk Mantolu Madonna’nın bende bıraktığı etkiyi bırakıyordu. O kadar sevdim işte.

Ve alıntılar… Tavsiyem, filmi daha önce izlemediyseniz alıntıları okumamanız.  Çünkü bayağı ayrıntı veren replikleri de yazdım. Hatta filmin son anlarındaki bir sözü de yazacaktım ama filmi izlemeyenler okuyup okuduklarına pişman olmasınlar diye buraya almadım. Film analizini de yaptıktan sonra işte o derin sözler.

Leon: The Professional | Sevginin Gücü Alıntıları ve Replikleri

-Hayat her zaman mı bu kadar zor, yoksa sadece çocukken mi?
-Bu hep böyle.

Fırtına öncesi şu sessizlik anlarını seviyorum. Bana Bethoven’ı hatırlatıyor.

Ablam kilo vermeye çalışıyordu ama beceremedi. Öz ablam bile değil. Sadece üvey ablamdı. Üstelik onda bile iyi değildi.

-Bugün nasılsın?
-Daha iyi günlerim olmuştu.

Bana karşı çok iyisin Leon. Herkes böyle davranmaz. Biliyor muydun?

-Mathilda, niye bana bunu yapıyorsun? Sana iyi davrandım. Dün şu kapının önünde senin hayatını kurtardım.
-Doğru, ve şimdi de ondan sen sorumlusun. Hayatımı kurtardıysan bunun için iyi bir nedenin olmalı. Beni şimdi kapı dışarı edersen o kapıyı açmış olmanın hiçbir anlamı kalmaz. Beni kapının önünde ölüme terketmiş olursun. Ama kapıyı açtın. Yani?
-Mathilda.
-Eğer bana yardım etmezsen bu gece ölebilirim. Bu gece ölmek istemiyorum.
-Mathilda, sen küçücük bir kızsın. Yanlış anlama ama bunu başarabileceğini hiç sanmıyorum. Üzgünüm.

-Mathilda, bunu bir daha yapmaya kalkma, yoksa kafanı kırarım. Anladın mı?
-Tamam.
-Ben bu şekilde çalışmam. Hiç profesyonelce değil. Kurallar var.
-Tamam. Tamam.
-Sürekli tamam demeyi de kes, tamam mı?
-Tamam.
-Tamam.

-Kaç yaşındasın?
-On sekiz.
-On sekiz mi?
-Ehliyetimi göstereyim mi?
-Hayır. Biraz küçük gösteriyorsun.
-Teşekkür ederim.

-Leon, bana senin gibi olmayı öğret. Senin gibi güçlü ve akıllı olmak istiyorum.
-Mathilda,
-Yeterince güçlü olmadığımı biliyorum ama işin temelini öğrenebilirim, teorisini. Ne diyorsun? Sadece teoriyi. Buna ihtiyacım var Leon. Kafamı toplamak için zamana ihtiyacım var.

Değişiklik iyi değildir Leon.

Her durum kendine özgüdür. Bunu aklında tut Leon.

-Bitkini çok seviyorsun değil mi?
-En iyi arkadaşımdır. Hep mutludur. Soru sormaz. Bana benzer. Kökleri yok.
-Eğer onu gerçekten seviyorsan onu bir parka dikmelisin ki kök salsın.
-Evet.
-Ve eğer büyümemi istiyorsan beni de sulamalısın.

Antreman iyidir ama abartmaman gerekir. Antreman çalışmak kadar iyi para kazandırmaz Leon.

Beş dakika içinde gelirim. Seni görebileceğim bir yerde dur.

-Leon, sanırım sana aşık oluyorum. Bu başıma ilk defa geliyor.
-Daha önce hiç aşık olmadıysan, bunun aşk olduğunu nerden biliyorsun?
-Çünkü hissediyorum.
-Nerde?
-Kardımda… Sıcacık. Daha önce hep düğümlü olurdu. Artık geçti.
-Mathilda. Artık karnının ağrımadığına sevindim. Ama bunun bir anlama geldiğini sanmıyorum. İşe geç kaldım. İşe geç kalmaktan nefret ederim.

-Bana neden böyle kaba davranıyorsun? İnsanları vahşice öldürmek umrunda olmuyor da neden bütün ailemi öldüren piçlerin işini bitirmiyorsun?
-İntikam iyi bir şey değildir. İnan bana. Unutmak en iyisi.
-Unutmak mı? Kardeşimin öldüğü yerdeki çizgileri gördüm. Bunu unutmamı mı bekliyorsun? O herifleri gebertmek istiyorum. Kafalarını uçurmak istiyorum.
-Birini öldürünce hiçbir şey aynı kalmaz. Hayatın sonsuza dek değişir. Ömrünün geri kalanında tek gözün açık uyumak zorunda kalırsın.
-Uyku umrumda değil Leon, ben aşk istiyorum. Ya da ölüm. Hepsi bu.
-Ben ölüm istiyorum. Beni rahat bırak Mathilda, oyunlarından bıktım.
-Şu harika oyunu oynayalım Leon. İnsanları daha iyi yapan, düşünmelerini sağlayan. Senin seveceğin türden bir oyun. Eğer ben kazanırsam yanında kalacağım, ömür boyu.
-Ya kaybedersen?
-Tek başına alışverişe çıkarsın, eskisi gibi.
-Kaybedeceksin Mathilda. Şarjör tam bir tur attı. Duydum.
-Ne olmuş? Kafama bir kurşun sıkmam umrunda mı?
-Hayır.
-Umarım yalan söylemiyorsundur Leon. Umarım içinde bir yerlerde bir damla sevgi yoktur. Çünkü eğer beni birazcık olsun seviyorsan, birkaç dakika içinde bir şey söylemediğine pişman olacaksın. Seni seviyorum Leon. (…) Ben kazandım.

Ölümden gerçekten korkmaya başladığında hayatın değerini anlıyorsun.

-Buraya kira ödemem size katlanacağım anlamına mı geliyor?
-Hayır.
-O zaman gidip başka yerde oynayın.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir