HİSTASYON

Bu site tekil şahıs, kafamdaki moruk çok uzaklarda.

Banktaki Adam

Birden köşeyi döndü… 

Eskiyen ayakkabısının bağcıkları sökülmüş,  yerlerde sürükleniyordu. Adımları çamur batağında yürüyen bir çocuğunki gibi beceriksizceydi. Pantolonun paçaları tozlu yollarda uzun bir yürüyüşün eseri, kıyafetlerine hakim olan renk tonu ise güneşin. Soluk kahverengi ceketinin altında yine soluk olan beyaz bir gömlek vardı. Yüzünde büyük bir hiçliğin vermiş olduğu beyazlık, yağmur altında kalmış gibi soğuk. Attığı her adım umutsuzca. Kahverengi gözleri bankta oturan bana bakarken ışıktan yoksun.

Tozlu ayakkabılarını yerde sürterek önümden geçişini seyrettim. Ne utanmak geldi aklıma ne de adamın gözlerinin içine bakmama engel olacak bir düşünce. Avuçiçleriyle soluk kahverengi ceketinin yan kısmındaki alt uçlarından tutuyordu. Birkaç saniye sonra on adım ötem sadece denizdi.

Ayağa kalktım.

Bankın arkasındaki camekandan soluk kahverengi ceketimin altındaki soluk gömleğin yakasını düzelttim. Kalbim tekledi. Biraz düşününce, on adım önce ben de yoktum.

Benalone

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sayfa 216 kere görüntülendi.
Back to top